Bay ve Bayanlar ile Güzel Sohbet
Sitesi


İnsanlar arkadaş bulma sitelerine üye olduktan sonra ülke, yaş ya da kültür fark etmeksizin farklı insanlarla sohbet ediyor, tanışıyor ve arkadaşlık ilişkileri kuruyor. Bu durum insanların yeni bir şeyler öğrenmesini ve yeni kültürler görerek kendisini geliştirmesini de sağlıyor. Bu durumda insanlar arkadaş bulma sitelerini oldukça yoğun bir şekilde kullanıyor. Bu durum insanların günlük hayattan ne kadar sıkıldığının da bir göstergesi olarak görülebilir.

Yetişkin insanlar ile Mobil Sohbet
Odaları Tek Adresi


İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte hayatımızda giren akıllı cep telefonları gündelik yaşamımızda bir çoğu kolaylığı bizlere sunmuştur. Bunun yanı sıra arkadaşlıklar kurabileceğimiz ve sohbet edebileceğimiz mobil sohbet sitelerine kolayca bağlanabilmemizi sağlamaktadır.

Corona (Korona) Virüsü Nedir? Belirtiler Nelerdir



İlk olarak Çin’in Wuhan bölgesinde, 2019 yılı Aralık ayının başında görülüp, bu bölgedeki yetkililer tarafınca tanımlandığı için gayri resmi Wuhan koronavirüsü adıyla da malum yeni koronavirüs solunum yolu enfeksiyonuna yol açan ve insandan insana geçebilen bulaşıcı bir virüstür.

Dünya sıhhat Örgütü (WHO) tarafınca virüsün resmi adı SARS-CoV-2 (Şiddetli Akut Solunum Sendromu-Koronavirus-2) olarak belirlenmiştir. Dünya sıhhat Örgütü virüsün niçin olduğu hastalığı tanımlamak için COVID-19 terimini kullanmaktadır.

30 Ocak 2020’de CoViD-19, Dünya sıhhat Örgütü tarafınca küresel bir esenlik acil durumu duyuru edilmiştir. 11 Mart 2020 tarihinde ise virüs pandemi, şu demek oluyor ki küresel salgın hastalık olarak duyuru edilmiştir.

Yeni Coronavirus Nedir? (Covid-19)
Yeni koronavirüs hastalığı (Covid-19), İlk olarak 13 Ocak 2020 tarihinde Çin’in Vuhan eyaletinde yüksek ateş ve nefes darlığı ile tanımlanan yeni viral solunum yolu hastalığıdır. Hastalığın damlacık ve temas yöntemiyle bulaştığı bilinmektedir. Oluşturduğu küresel salgın durumundan ötürü pandemi olarak tanımlanmaktadır.

Yeni koronavirüs hem hayvanları, hem de insanoğluı etkileyebilen koronavirüs ailesinin bir türüdür. Geçmişe bakılmış olduğunda koronavirüs ailesinden bazı farklı virüslerin, MERS (Orta Doğu Solunum Sendromu) ve SARS (Şiddetli Akut Solunum Sendromu) gibi şiddetli görülen solunum hastalıklarına sebep olduğu görülmektedir.

Koronavirüsler, elektron mikroskobuyla bakılmış olduğundan yuvarlak ve üzerinde çıkıntıları olan bir taça benzetildiği için, Latince’de taç anlamına gelen koronadan kelimesiyle adlandırılmışlardır

Toplumumuzda senelerdir koronavirüsler görülmektedir. Bunların en basitleri ve en sık görüleni nezledir. Burun akıntısıyla birlikte üst solunum yolu enfeksiyonuna yol açan, 20 farklı virüs türünün bir grubu da koronavirüstür.

Koronavirüs ailesinden pek çok öteki koronavirüs, yeni koronavirüse bakılırsa daha hafifçe semptomların görüldüğü, daha hafif seyirli hastalıklara niçin olmaktadır. Bu nedenle koronavirüsler, mevzu soğuk idraknlığı benzer biçimde hastalıklar olduğunda herhangi bir paniğe yol açmamıştır.

Zaman zaman koronavirüsler insanoğlu ve hayvanlar arasında geçiş gösterebilmektedir. Virüslerin genetik bilgisi, RNA’sının mutasyona uğraması sebebiyle değişiklik göstermektedir. Özellikle yüzey proteinlerinde hücreye tutunup, içeriye girmekte kullandığı proteinlerde değişim yaratarak, daha önce oluşmuş bağışıklık sisteminden kaçmakta, bununla birlikte daha hızlı çoğalıp hücrelere çok daha çok zarar verebilmektedir.

Daha önce SARS adında olan virüs, bugünkü yeni koronavirüse çok benzer bir hastalık oluşturdu. SARS adı, şiddetli akut solunum sendromunun İngilizce karşılığının baş harfleri kullanılarak oluşturulmuş isimdir. Günümüzde gündemde olan koronavirüs için de, ikinci SARS virüsü benzetmesi kullanılmaktadır.

Bunun haricinde koronavirüs ailesinden bir başka virüs de ciddi hastalık oluşturabilme potansiyeli ve niçin olduğu salgınlarla dünya gündemine gelmişti. MERS ismi verilen, Orta Doğu Solunum Sendromu, develerden insanlara geçiş gösteren bir koronavirüs türünün neden olduğu hastalık, bir süre Orta Doğu bölgesinde bir epidemi oluşturmuştur.

Bir tek MERS’in hastalık bakımından tesirleri tüm dünyada görülmediği için pandemi olarak adlandırılmamıştır. MERS hala daha Orta doğu bölgesinde belirli aralıklarla zaman süre olgular şeklinde görülmektedir.

Şu anda etkilerini görmüş olduğumüz koronavirüs hastalığının, İlk olarak 2019 senesinde tanımlanması nedeniyle, küresel olarak kabul gören adı CoViD-19’dur.

Yeni Koronavirüs (Covid-19) iyi mi Bir Virüstür?
Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tanıl Kocagöz “Koronavirüs (Covid-19)” ile ilgili soruları yanıtlıyor.

Virüs Nedir?
Virüsler kendi kendini çoğaltabilen, en bayağı organizmalar olarak bilinmektedir. Bir tek genetik yapısını taşıyan DNA yada RNA denilen molekülleri çevreleyen bir protein tabakasından ibarettir.

Bazı virüslerde örneğin yeni koronavirüste olduğu şeklinde zarf adı verilen, onu çevreleyen bir yağ tabakası bulunmaktadır. Bu kadar sıradan bir organizmanın kendi kendine dışarda çoğalma kabiliyeti yoktur.

Virüsler mecburi hücre içi parazitidirler; konak isminde olan, kendilerinin özgün bir şekilde seçtiği hücrenin içine girdikleri vakit çoğalma kabiliyetleri olan mikroorganizmalardır. Bu durumu bilgisayar virüslerine benzetebiliriz.

Bilgisayar virüsleri de çok minik bir programdır; tek başına bir bilgisayarı işletip, çalıştıramaz. Ne olursa olsun kendini çoğaltabilmek için bilgisayar programı içine girip oradaki işletim sistemini kullanarak, kendisinin kopyalarını başka bilgisayarlara göndermeyi hedefler.

Bilgisayar programı iyi mi kendini çoğaltıp yayılıyorsa, bu programlara virüs benzetmesi doğadakine benzer bir örnektir.

Virüsler, çok özgül hücreleri seçerler; örneğin yeni koronavirüs, solunum yolu mukozalarını sevdiği için damlacık yöntemiyle insandan insana bulaşma özelliğindedir. Virüsün, solunum yolu mukozalarına girmiş olduğu vakit çoğalıp dokulara zarar vermesi belirli bir süre aldığı için bu süreye kuluçka dönemi denilmektedir.

Corona Virüsü (Koronavirüs) emareleri nelerdir?
Yeni koronavirüs enfeksiyonu emareleri içinde ateş, öksürük, nefes darlığı ve solunum güçlüğü bulunur. Daha ağır vakalarda enfeksiyon zatürreye, akut solunum yetmezliğine, böbrek yetmezliğine ve hatta ölüme niçin olabilir.

Tüm virüs türleri benzer biçimde zaman içinde sürekli evrimleşen koronavirüsler 2002 senesinden itibaren grip benzeri semptomlar gösteren daha ciddi esenlik sorunlarına niçin olmaya merdiven dayamıştır.

Koronavirüsler hayvanlar ve insanoğlu içinde bulaşma riski taşıyan, yani zoonik virüslerdir. Geçmişte MERS adıyla malum Orta Doğu Solunum Sendromu’nun develerden, SARS adıyla malum Şiddetli Akut Solunum Sendromu’nun da misk kedilerinden insana geçtiği düşünülmektedir.

Koronavirüs enfeksiyonlarının yayılmasını önlemek için standart öneriler içinde tertipli olarak alkollü el dezenfektanları yada su-sabunla el yıkanması ve temizliği, öksürme ve hapşırma esnasında ağız ve burnun mendil yada dirsek içi ile kapatılması, bu semptomları gösteren kişilerle yakınlaşmaktan kaçınılması yer alır. Kullanılan mendilin derhal çöpe atılması gereklidir.

Koronavirüs vakalarının görüldüğü yerlerde canlı hayvan pazarlarından uzak durulması tavsiye edilir.

Koronavirüsün belirtileri arasında en sık karşılaşılan semptomlar birkaç gün süresince geçindiren yüksek ateş, baş ağrısı ve kuru öksürük olarak bilinmektedir. Fakat bazı hastalarda aşağıdaki semptomlarda gözlemlenmektedir;

Nefes darlığı,
Balgamlı öksürük,
Boğaz ağrısı,
Kas ve eklem ağrıları,
Mide bulantısı veya kusma,
İştahsızlık,
Burun akıntısı,
Baş ağrısı,
Ağır solunum yetmezliği,
Böbrek yetmezliği gibi durumlar koronavirüsün emareleri içinde yer alabilmektedir.
Koronavirüsü emareleri gösteren kişilerin ilgili esenlik kurumlarına gitmeden önce, çevresindeki kişilere bulaştırmamak için maske takarak önlem alması gerekmektedir.

Corona Virüsü (Koronavirüs) Tedavisi iyi mi Yapılır?
SARS-CoV-2 Akut Solunum Yolu Hastalığı için şu anda belirli bir kati tedavi yolu mevcut değildir. Gerçekleştirilen tedavi ateş, kuru öksürük ve nefes darlığı şeklinde belirtilerin hafifletilmesine odaklanır.

Mevcut zatürre tedavilerinin, bu hastalık için etkin olup olmadığı yönünde araştırmalar sürmektedir. Hastalık virüs temelli olduğundan antibiyotikler etkili değildir.

Koronavirüs (COVID-19) hastalığının teşhis edilmesinin arkasından hastalığın emarelerini denetim etmek için tabip kontrolünde ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir.

Hasta ferdin bulunmuş olduğu odaların neminin dengelenmesi, çay şeklinde sıcak içeceklerin tüketilmesi ile ılık duşlar boğaz ağrısı ve/veya öksürüğün hafiflemesine yardımcı olacaktır.

Bol miktarda sıvı tüketmek, dinlenmek ve tertipli uyku hastalığın belirtilerinin hafiflemesi için önemlidir. Yalnız hastalığın belirtileri düzgüsel soğuk idraknlığı sürecinden daha ağır seyretmeye başlarsa ne olursa olsun uzman bir doktora başvurmak gereklidir.

Eğer, kendinizde yada çevrenizde kişilerde yeni koronavirüs hastalığı emareleri olduğunuz düşünüyorsanız, en kısa zamanda, süre kaybetmeden, maske takarak bir sıhhat müesseseuna başvurulması gerekmektedir.

Bağışıklık Sistemi Koronavirüsle iyi mi Savaşıyor?
Vücudumuza yabancı bir organizma, bir madde girmiş olduğu zaman bağışıklık sistemi hücrelerimiz bunu derhal idraklarlar. Bunu idrakladıkları süre ona karşı hem hücresel düzeyde bununla beraber antikor adı verilen proteinler düzeyinde vücudumuzu bu organizmalara karşı korumaya çalışırlar.

Bedenimize yabancı bir madde girmiş olduğu süre, bu yabancı maddelerin üzerindeki yabancı protein vücutta bulunan diğer proteinlerden farklı olduğu çeşitli müdafa hücrelerinin yüzeyinde bulunan almaçlar tarafınca idraklanır.

Idraklanan bu yabancı proteinle tam anahtar kilit usülü bağlanacak ve onu etkisiz hale getirecek antikor proteinleri vücut tarafınca üretilir.

Antikorlar yabancı proteinlere bağlanarak onları işlevsizleştirir. Örneğin, virüslerin hücrelerimize girmekte kullandıkları proteinler vücudun antikorları tarafınca işlevsizleştirildiğinde virüs hücrelere tutunamaz ve içeri giremez. Aşı üretiminde de bu mantık kullanılır.

Aşı içerisinde bulunan madde virüsün kendisi değil, hücre içine girmekte kullandığı proteinleridir. Bu sayede vücudumuz önceden bu proteini bloke edecek, bağlayacak antikorları vücudumuzda oluşturur.

Bu sayede vücut, etkenin kendisi olan virüsle karşılaşsa dahi, virüsün hücre içine girmekte kullandığı proteinleri antikorlar yardımıyla hızlıca işlevsizleştirerek hasta olmamızı engeller.

Coronavirus (Koronavirüs) Tanısı nasıl Konulur?
Yeni koronavirüsün tanısı için laboratuvar ortamında test yapılması gereklidir. Koronavirüsün kati tanısı moleküler testler ile gerçekleştirilir.

Olası olay tarifına uyan kişilerden alınabilecek boğaz sürüntüsü, balgam gibi örnekler üzerinde virüsün genetik materyalinin tespit edilmesi ile tanı konmaktadır. Alınan örnekler meydana getirilen tanı testleri, şu anda ülkemizde “Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Ulusal Viroloji Referans Laboratuvarında” ve sağlık Bakanlığı tarafınca belirlenen “Halk Sağlığı Laboratuvarlarında” yapılabilmektedir.

Corona Virüsü (Koronavirüs) Aşısı bulunmuş oldu Mu?
Wuhan Koronavirüsü olarak da anlılan Yeni Koronavirüs Hastalığı’nın Çin tarafınca gösterilen genomu temel alınarak bir aşı oluşturulması çalışmalarına uluslararası düzeyde başlanmıştır. ABD, Avustralya, Çin, İngiltere ve Kanada’da çeşitli üniversiteler ile özel müesseselar klinik testlere başlama aşamasına oldukca yaklaştıklarını açıklamaktadır.

Corona Virüsü (Koronavirüs) Testi iyi mi Yapılır?
Yeni koronavirüsün tanısı için laboratuvar ortamında kontrol yapılması gereklidir. Koronavirüsün kati tanısı moleküler testler ile gerçekleştirilir.

Olası olay tarifına uyan kişilerden alınabilecek boğazca sürüntüsü, balgam şeklinde örnekler üzerinde virüsün genetik materyalinin tespit edilmesi ile tanı konmaktadır. Alınan örnekler yapılan tanı testleri, şu anda ülkemizde “Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Ulusal Viroloji Referans Laboratuvarında” ve sağlık Bakanlığı tarafınca belirlenen “Halk Sağlığı Laboratuvarlarında” yapılabilmektedir.

Corona Virüsü (Koronavirüs) iyi mi Bulaşır?
Meydana getirilen araştırmalar sonucunda virüsün tek zincirli RNA virüsü olan koronavirüs ailesinden olduğu görülmüştür. İlk vakalar bölgedeki büyük bir deniz ürünleri ve hayvan pazarı ile bağlantılı olduğu için virüsün hayvan kaynaklı olduğu düşünülmektedir.

Virüsün insandan insana damlacık yoluyla ve direkt temas ile geçebildiği bilinmektedir. Öte yandan öksürük şeklinde yollarla yüzeylere yayılabilecek solunum damlacıklarının da bir süre bulaşıcılık özelliği taşıdığı gösterilmiştir.

Virüs solunum sistemine yerleşmektedir. Yapılan araştırmalar semptom göstermeden virüsü taşıyan, kuluçka dönemindeki kişilerin de bulaşıcı olduğunu göstermiştir. Sadece kuluçka döneminde yayılma virüsün en etkili yayılma gösterdiği dehemmiyet değildir.

Virüs hasta bireylerden öksürme, hapşırma kanalıyla ortaya saçılan damlacıklarla ve hastaların solunum salgılarının temas etmiş olduğu yüzeylere dokunulmasından ondan sonra ellerin göz, ağız, burun mukozası teması ile bulaşmaktadır.

Coronavirusler (koronavirüs) genel olarak vücut dışı ortamda uzun süre varlığını sürdürme imkanı olmayan virüslerdir.

Yapılan araştırmalar COVID-19’un bulaşıcılık süresi ve dış ortama dayanma süresi hakkında derhal hemen kafi ve doğrulanabilir bilgiyi sağlamamıştır.

Koronavirüs virüs damlacık yöntemiyle bulaşıyor. Damlacık yoluyla bulaş, hasta ferdin solunum yolunda olan sıvı partiküllerinin öksürme, hapşırma şeklinde durumlarda dış ortama salınarak öteki kişileri hasta etmesi ile meydana geliyor. Damlacıkların havada aslolanı kalmadığı ve hızla yere düştüğü tahmin edilmekle birlikte, düştüğü yüzeye yapıştığı ve bu yüzeylere elle temas edildikten hemen sonra, buruna, yüze, göze, ağıza dokunmakla hastalığın bulaştığı bilinmektedir.

Aslına bakarsak korunmak için çok sıradan önlemler var. Bulaşmayı azaltmak için devlet önemli önlemler almaya çalışıyor: Okulların tatil edilmesi yada iş yerlerine mümkün olmasıyla beraber gidilmemesini sağlanması insanoğlu arasındaki teması azaltabilmek için uygulanan tedbirlerden bazıları. Ancak, bu teması tamamen önlemek bir devlet hareketiyle mümkün değil. Burada en büyük vazife bireylere düşüyor. Her insanın aslına bakarsak suyu sabuna dokunması gerekiyor. Ellerimizi sık, sık ve doğru bir şekilde yıkamamız gerekiyor. Ellerin doğru yıkanması 20 saniye sürecek şekilde bolca su ve sabunla elimizin her tarafını kapsayacak şekilde, parmak araları, başparmağın çevresini ovuşturarak ve elin tüm yüzeyine sabunun değdiğinden kararlı olacak şekilde tanım ediliyor. Su ve sabunun bulunmadığı ortamda ise yanımızda virüsü öldürecek el dezenfektanı yada kolonya bulundurmak ve bununla ellerimizi sık sık temizlemek oldukca önemli. Yüzeyleri benzer şekilde temizleyerek bulaş riskini azaltabiliriz. Eğer bu önlemler alınırsa, ki korunmanın %90’ı buradan geçiyor, kendimizi korursak topluluğu da korumuş oluruz. Öte yandan “Ben gencim bende hafifçe seyreder” şeklinde yaklaşımlar tedbirsizlik için bir bahane oluşturmamalı. Gençleri ve çocukları enfekte eden virüs onların yakını olan yaşlılara da bulaşacaktır. Yaşlılara bulaştırmamak görevi de gençlere düşmektedir. Bundan dolayı genç olsun, yaşlı olsun herkesin aynı sorumluluğu hissetmesi ve başkalarına da bulaştırmamak için bu önlemlere dikkat etmesi gerekmektedir. Bir ferdin hata yapması tüm toplumu tehlikeye atacaktır. Bu nedenle her beraber çok dikkatli bir şekilde çalışmak zorundayız.

Coronavirus (Koronavirüs) Korunma Yolları nelerdir?
Bir koronavirüsün türünün niçin olduğu Covid-19 hastalığını önleyecek aşılar hemen hemen geliştirilme aşamasında olduğundan hastalığı engellemenin en etkili yolu bu virüse maruz kalmaktan kaçınmaktır. Virüs esas olarak insandan insana yayıldığı için çok bayağı, sadece önemli önlemler alınması hastalığı engelleme yolunda büyük adımlar atacaktır.

COVID-19 ‘u engellemek için alınacak en önemli önlemlerden ilki elleri sık sık sabun ve suyla yıkamaktır. Özellikle halka açık bir yerdeyken burnunuzu sildikten, öksürdükten yada hapşırdıktan hemen sonra elleri en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkamak gereklidir. Su ve sabunun bulunamadığı zamanlarda eller alkol bazlı el antiseptiği ile temizlenmelidir.

Kimler Zatürre Aşısı yapmış oldurmalıdır?

Zatürreye en sık neden olan mikroplar pnömokoklardır. Pnömokoklara karşı aşılama yapılmaktadır. Pnömokokların riskli olduğu ve sık enfeksiyona yol açtığı gruplar aşılanması ihtiyaç duyulan gruplardır. 65 yaş üstünde kişilerin herhangi bir hastalığı olmasa da pnömokokların tehdidi altındadır. Bundan dolayı pnömokok aşılaması, 65 yaş üstü her insana muhakkak yapılmalıdır.

Bunun haricinde kronik hastalıkları olan kişilerinde aşı yapmış oldurması gereklidir. Kronik kalp hastalıkları içinde yer edinen kalp yetmezliği yada kalp kası yetmezliği olan kişilerinde pnömokok aşısı yaptırması önerilir. Sadece hipertansiyon dışında başka bir kalp problemi yoksa aşı yaptırılmasına gerek kalmamıştır.

Gene diyabetikler, kronik akciğer hastaları, kanser hastaları da aşı yapmış oldurmalıdır. Kronik bağışıklık problemi olan olgularda aşı yapmış oldurması gereken gruptadır. Sadece alerjik nezle şeklinde tedavi gerektirmeyen gene de sık hastalanan kişilerin bağışıklıkta tıbbi olarak kanıtlanmış bir eksikliği yoksa aşı yapmış oldurmasına gerek kalmamıştır.

Kronik böbrek yetmezliği, kronik karaciğer yetmezliği olan kişilerin aşı yaptırmayı unutmamaları gerekir. 65 yaş üstü hepimiz aşı olmalıdır. Kronik problemi olan 19-65 yaş grubu kişilerinde hekimlerine sorarak, hastalıklarının pnömokok için riskli olup olmadığını öğrenerek, aşı yapmış oldurmasında yarar vardır.

Zatürre Aşısı Covid-19’dan Korur Mu?

Zatürre kısaca pnömokok aşısı ile koronavirüs arasında direkt aslabir ilişki yoktur. Tek kelime ile cevap verilecek olursa, pnömokok aşısı koronavirüse karşı bir koruma sağlamaz. Sadece koronavirüs enfeksiyonu ağır bir virütik enfeksiyondur. Bunun hemen sonra insanlarda zatürre gelişebilmektedir. Bundan dolayı yapılan aşı, koronavirüs daha sonrasında gelişecek zatürreye karşı bir koruma elde edecektir.

Açıkçası bundan bir yıl önce pnömokok aşısı kime yapılması gerekiyorsa bu salgın döneminde de pnömokok aşısı gene onlara yapılmalıdır. Salgın olduğundan değil, pnömokokların oldukça ciddi sorunlara yol açabilen zatürrelere yol açtığı için bu yöntem uygulanmaktadır.

Coronavirus (Koronavirüs) Kuluçka Süresi
Koronavirüs emareleri ferdin bağışıklık sistemi ve yaşına bağlı olarak da değişiklik izah edebilir. Fakat elde edilmiş verilere göre kuluçka süresinin, çoğu vakit hastanın enfekte olmasından sonraki 2 ila 14 gün içinde gerçekleştiği yönündedir.

Fakat, meydana getirilen gözlemlerde, enfekte kişilerin pek çoğunun 3 ila 10 gün içinde enfeksiyon belirtilerinin ortaya çıktığı tespit edilmiştir.

Grip, Alerji ile Yeni Koronavirüs Hastalığı (Covid-19) Birbirinden iyi mi Ayrılır?
Alerji, oluşum mekanizmasıyla virüs enfeksiyonlarından oldukca farklı bir hastalık. Fakat emare olarak bazı virüs enfeksiyonlarıyla karışabilir.

Bunlardan en çok karışabilecek olanı saman nezlesi olarak malum, bahar aylarında, özellikle çeşitli ağaçların polenlerine karşı oluşan bir tür alerji.

Bunlar göz mukozasıyla yada burun mukozasıyla temas ettiğinde aynı nezle olmuş bir kişi gibi ferdin gözleri yaşarabilir, kızarabilir, burnu akabilir ve hapşırık nöbetleri şeklinde emareler görülebilir.

Virüs enfeksiyonlarında saptanan bazı emareler bu alerjide bulunmaz. Ateş, aşırı halsizlik, bitkinlik, kas ağrıları, boğazca ağrısı gibi belirtileri alerjide saptanmamaktadır.

Virüs enfeksiyonu grip de olsa, koronavirüs de olsa başta göreceğimiz ve enfeksiyonu bizlere anlatacak önemli ayırt edici belirtiler ateş, boğazca ağrısı, kas ağrıları benzer biçimde belirtilerdir.

Grip, Alerji ile Yeni Koronavirüs (Covid-19) Enfeksiyonunu Ayıran Temel Özellikler Neler?

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tanıl Kocagöz “Koronavirüs (Covid-19)” ile ilgili soruları yanıtlıyor.

Yeni Koronavirüs Hastalığı’nın (COVID-19) Klinik Tablosu
Yeni Koronavirüs Hastalığı genel olarak yüksek ateş ve öksürük, ilerleyen durumlarda ise solunum güçlüğü ile seyreden bir hastalıktır. Bunlara ilave olarak bulantı-kusma, diyare, kas-eklem ağrısı, iştahsızlık şeklinde farklı semptomların da ortaya çıkabildiği gösterilmektedir.

Hastalık genç ve sağlıklı kişilerde daha hafif bir klinik tablo ortaya çıkarırken, özellikle akciğer hastalığı bulunan, ileri yaşta, diyabet ve/yada gerilim hastası, bağışıklık sistemi hastalığı bulunan hastalar şeklinde kişilerde daha ağır ve hastane koşullarında yönetilmesi gerekebilecek klinik tablolarla ortaya çıkmaktadır.

Yeni Koronavirüs Hastalığı (COVID-19) Ölümcül Müdür?
Hastalığa yakalanan kişiler üzerinden elde edilmiş verilere bakılırsa, hastalık yavaş bir seyir izlemekle beraber 65 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı kişilerde genç ve sağlıklı kişilere göre daha ağır seyretmekte, niçin olduğu solunum yetmezliği sendromuyla özellikle bu grupta ölümlere neden olabilmektedir.

Yeni Koronavirüs Hastalığı’nın (COVID-19) Ölüm Oranları nedir?
Koronavirüs genç hastalar ve çocuklar üzerinde hafifçe semptomlarla atlatılırken, 65 yaş üstü kişiler, akciğer, şeker, gerilim benzer biçimde kronik hastalıkları olan kişileri daha çok etkilemektedir.

Çeşitli bilimsel kaynaklarda farklı veriler bulunabilmekle beraber, yaş gruplarına gore ölüm oranları genel olarak;

60 – 69 yaş grubu için yüzde 3.6,
50 – 59 yaş grubu için yüzde 1.3,
40-49 yaş grubu için yüzde 0, 4
39 yaş ve altı için ise yüzde 0
, 2 olarak belirtilmektedir.
Verilen istatikler doğrultusunda çocuklarda ve gençlerde (10 ila 39 yaş grubunun) koronavirüs sebebiyle ölüm oranlarının minimum grup olduğu gözlemlenmektedir.

Koronavirüs Salgınında Kalabalık yerlere Gitmek Tehlikeli Mi?
Koronavirüs temas ve solunum yoluyla bulaşan bir virüs çeşididir. çünkü kişilerin birbirine temasını önlemek amacıyla toplu alanlarda bulunmaması tehlikenin denetim altında tutulması açısından çok önemlidir.

Yeni Koronavirüs Hastalığı’nın (COVID-19) Hamileler Üzerindeki tesirleriYeni Koronavirüs Hastalığı’nın sıhhat açısından risk oluşturabileceği gruplar içinde hamileler de yer verilmiştir. Hamilelerin hormonal değişikliklerinden dolayı hem yapısal olarak, bununla beraber bağışıklık sistemlerinde meydana gelen değişimler sebebiyle solunum hastalıklarına yakalanma riskleri bulunmaktadır.

Özellikle 35 yaş üstü, akciğer hastalıklarına haiz, kalp, böbrek ve HIV olumlu olan hamile hanımların bu risk grubunda olduğu gözlemlenmektir. Yeni Koronavirüs Hastalığı’nın gebelerde düşük şeklinde problemlere niçin olup olmadığı konusunda hemen hemen kafi veri bulunmamaktadır.

Annenin enfekte olması durumunda bunun bebeğe geçip geçmeyeceği ile ilgili olarak da kafi bilimsel veri bulunmamaktadır.

Hamile hanımların olabildiğince temastan kaçınması ve bundan dolayı kalabalık ortamlarda bulunmaması gereklidir. Virüsün maksimum damlacık kanalıyla bulaştığı bilinmektedir. Hamilelerin, çaşamaında öksüren veya hapşıran kişiler var ise ortamdan uzak durması gerekmektedir.

Bunun haricinde sağlıklı beslenmeli, bolca sıvı tüketmeleri, vitaminlerini dikkatsizlik etmemeleri, kefir yada ıhlamur gibi içecekler tüketmeleri ve egzersizlerini dikkatsizlik etmemeleri tavsiye edilmektedir.

COVID-19 Olan Anne Emzirmeye Devam Edebilir Mi?
Emziren annelerde koronavirüsün sütten geçtiğine dair bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır. Gene aynı şekilde koronavirüsüne ilişkin diğer türlerin de sütten geçtiğine dair bir kanıta rastlanmamıştır. Fakat gene de eğer annede koronavirüs şüphesi var ise, hijyen kurallarına üst düzeyde dikkat edilmesi gerekmektedir.

Annenin, bebeği emzirmeye ara vermesi tıbben önerilmemekle birlikte annenin emzirmeden önce ellerini yıkaması ve mümkünse sütü sağarak enfeksiyon riski olmayan bir fert tarafınca verilmesi önerilmektedir.

Seyahat Edenler İçin COVID-19 Önlemleri
Ülkemizde alınan önlemler doğrultusunda biroldukça yurt dışı ülkesi için yasak getirilmiştir. Fakat yurt içi veya mecburi seyahatler için kişilerin aşağıdaki kurallara dikkat etmesi gereklidir.

Hasta insanlara karşı dikkatli olunması, mümkünse minimum 1 metre mesafenin korunması,

Eğer hasta biri ile temas edilmiş olduğu düşünülüyorsa ellerin minimum 20 saniye süre ile sabun ve su yada alkol bazlı el dezenfektanı ile yıkanması,

Öksürme, hapşırma, burun akıntısı şeklinde durumlarda tek kullanımlık kağıt mendil ile ağız ve burun bölgesinin kapatılması, eğer ferdin yanında mendil yoksa dirsek içini kullanıp etrafa bulaştırmaması,

Üst solunum yolu enfeksiyonu semptomları var ise kesinlikle maske kullanılması

az pişmiş yada çiğ et ürünlerinden uzak durulması, bunun yerine iyi pişmiş yiyecekleri tercih etmesi,

Özellikle canlı hayvan pazarları, çiftlik şeklinde alanlardan olabildiğince uzak durulması

seyahat sonrası ferdin kendisini 14 gün süresince evde gözetmesi ve yüksek ateş ya da solunum güçlüğü şeklinde şikayetleri varsa en yakın sıhhat kurumuna maske takarak gitmesi gerekmektedir.

Karantina Nedir? İzolasyon Nedir?
Karantina yada izolasyonun amacı, hasta ferdin başkalarına da hastalığı bulaştırmaması adına ayrı bir yerde tutulmasıdır.

Karantina, latince de kırk anlamında gelmektedir. Eskiden gemilerin limana yanaşmasıyla beraber, vapur tayfasından herhangi bir hastalık kapmamak için 40 gün süresince bekletilmeleri sonucunda karantina kavramı ortaya çıkmıştır.

Günümüzde ise benzer şekilde karantina adı gene farklı hastalıklara karşı da kullanılmaktadır. Örneğin, yeni koronavirüs enfeksiyonunun (Covid-19), kuluçka süreninin 14 gün olarak gözlemlenmiştir.

Zira yeni koronavirüs hastalığı şüphesi olan kişilerin 14 gün süresince izolasyona yada karantina altına alına alınarak öteki kişilerden ayrı tutulması gerekmektedir. Koronavirüs şüphesi olan kişiler eğer ölümcül bir risk taşımıyorsa, evlerinde izolasyona alınabilir.

Eğer şüphelenilen kişiler evlerindeki diğer kişilerle temaslarını kesebileceklerse, izolasyonun hastanede yapılması gerekmeyebilir. Kişi evinde de yalıtım yada kendi kendine karantina uygulaması yapabilir.

Video Galeri
Karantina Nedir? İzolasyon Nedir?

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tanıl Kocagöz “Koronavirüs (Covid-19)” ile ilgili soruları yanıtlıyor.

Yeni Koronavirüs Hastalığı’nın (COVID-19) İspanyol Gribiyle Farkı Nedir?
İspanyol gribi Birinci Dünya Savaşı yıllarında yaşanmış bir pandemidir. O güne göre, bugünün sıhhat koşulları oldukça farklıdır. Dönem koşulları da göz önünde bulundurulduğunda,

İspanyol Gribi bulaşma yolları tam anlaşılamamış, dolayısıyla koruyucu önlemlerin alınamadığı ve yoğun bakım ünitelerindeki destek tedavilerinin iyi bir halde yapılamadığı günlerde yaşanmış bir pandemidir.

Bundan dolayı İspanyol Gribi denilen, o yıllarda yaşanmış olan bu pandemiden dolayı Birinci Dünya Savaşı’nda harpta direkt ölen insanlardan daha çok insanın bu hastalıktan öldüğü bilinmektedir.

Günümüz bilimsel gelişmelerinin sağladığı tıbbi bakım imkanları ve önlemlerle, COVID-19’un bu ölçüde yaşanmaması elimizdedir.

Önemli olan bulaşma zincirini mümkün olmasıyla birlikte kırarak, toplumun büyük bir kesiminin enfekte olmasını engellemektir.

Kişilerin tavsiye edilen tedbirleri alarak kendilerini olabildiğince hastalıktan koruması hastanelerin ve sağlık sisteminin hasta yükünü arttırmamak adına oldukca önemlidir; bu sayede sağlık kurumları ve sağlık profesyonelleri tıbbi bakıma daha çok ihtiyaç duyabilecek, risk grubunda bulunan hastalara daha iyi bakım verme fırsatı bulacak ve hastalığın niçin olabileceği kayıpları olabildiğince indirgeyebilecektir.

Şu anda alınmaya çalışılan tüm önlemler bulaşma zincirini mümkün olduğunca kırarak cemaat içinde bulaşma oranını yavaşlatmaya yöneliktir.

Koronavirüsün İspanyol Gribiyle Farkı Nedir?

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tanıl Kocagöz “Koronavirüs (Covid-19)” ile ilgili soruları yanıtlıyor.

Covid-19 Akut Karaciğer Yetmezliğine mi Sebep Oluyor?
Yeni koronavirüs hastalığı pandemisi tüm dünyada yaygın bir biçimde gözleniyor. Üst ve alt solunum yollarında daha keskin etkileri söz konusu olsa da karaciğer ve öteki organlarda tutulumu olup olmadığı bilimsel alanda hala bir münakaşa mevzusudur. Koronavirüs enfeksiyonları üzerine meydana getirilen bir ekip araştırmalara bakılırsa, vakaların bir kısmında meydana getirilen tetkiklerde karaciğer enzimlerinde hafifçeçe derecede yükselme mevcut olduğu saptanmakla birlikte, bunun karaciğer yetmezliği ile ilişkilendirilemeyeceği ve COVID-19 hastalarında akut karaciğer yetmezliklerinin nadiren görüldüğü halihazırda genel kanıdır.

Covid-19 ile Sekonder Enfeksiyon BağlantsıcaklıkCovid-19 hastalık seyrinde sekonder enfeksiyonlara rastlanılabilmektedir. Araştırmalara bakılırsa, COVID-19 ile hastaneye yatırılan hastalarda yüksek sekonder enfeksiyon insidansı mevcut. İkincil enfeksiyonlar için risk faktörleri olarak erken YBÜ ihtiyacı, solunum yetmezliği ve şiddetli lenfopeni tanımlandığı bilinmektedir.

Sepsis ve Septik Şok Covid-19 ‘un Bir Sonucu Olabilir!
Septik şok, çok yaygın olmasına karşın insanoğlu tarafınca bilinmeyen ve ölüme maksimum neden olan klinik durumlardan biridir. Sepsis, vücutta bir enfeksiyona yol açan bakterilerin kana karışması ile vücuttaki bağışıklık sisteminin bu bakterilere karşı büyük bir tepki göstermesiyle gün yüzüne çıkar. Sepsis, vücudun enfeksiyonlara karşı verdiği en ağır yanıttır ve tedavi edilmediğinde ölümcül olarak seyredebilmektedir.

Mevzuşma bozukluğu, zihin görenıklığı, aşırı titreme, kas ağrısı, ateş, tüm gün idrar yapamama durumu, şiddetli nefes darlığı, ciltte solukluk yada beneklenme sepsis emareleri arasında yer verilmiştir. Sepsisin önüne geçmenin en iyi yolu öncelikle enfeksiyonu önlemektir. Tüm önlemlere rağmen sepsis geliştiği takdirde, enfeksiyon odağının hızla kontrol altına alınması ve yoğun bakım desteğinin verilmesi yaşam kurtarıcı olabilir.

Covid-19 sebebiyle yaşanmış olan kayıpların çoğunluğu sepsis kaynaklı olduğu ve sepsisin Covid-19’ın olası neticelarından biri olabileceği düşünülmektedir. Bakteri, mantar, virüs ve parazit şeklinde mikroorganizmalar, mevsimsel grip virüsleri, kuş ve domuz gribi virüslerinin yanı sıra koronavirüs kaynaklı da ortaya çıkabileceği görülmüştür. Covid-19 hastalarından hastalığı şiddetli geçirenlerin bir kısmında, sepsis sebebiyle çoklu organ yetmezliği görülebilmektedir.

Ağır sepsis vakalarında tüm vücutta yangısal bir süreç meydana gelir ve buna septik şok adı verilir. Septik şok bununla beraber gerilim düşüşünü getirir ve ölümle neticelanabilmektedir. Enfeksiyonla mücadele için antibiyotik tedavisi, solunum desteği, tansiyonnı çoğaltmak ve su kaybını önlemek için sıvı yüklenmesi yaşamsal bir öneme haizdir.

Covid-19 Kronik bitkinlik Sendromu BağlantısıCovid-19 hastalığının uzun solukta bırakabileceği hasarlar tam olarak belirlenmemiş olsa da Kronik yorgunluk Sendromunun, Covid-19’un olası uzun vadeli bir tesiri olarak devam ettiği düşünülüyor. Yapılan araştırmalara bakılırsa, tedavi sürecinin sonucunda testleri negatif olan biroldukça hasta, hala bazı belirtilerin ortadan kaybolmadığını ve sorunların devam ettiğini bildirmiştir.

Pandemi sürecinde şimdiye kadar yaşam kurtarılmaya odaklanılsa da, şimdi koronavirüsün uzun vadeli etkilerini ortadan kaldırmak da önemli bir sorun ve kaygı haline gelmiştir. Çünkü insanoğluın yaşam kalitesinin tamamen yok olması söz mevzusu.

Uzmanlar uzun süre devam eden viral enfeksiyonların, hastalık geçtikten ondan sonra da geçindiren diğer esenlik problemleri için katalizör olabileceğini değişikymıştir. Kronik yorgunluk sendromu tipik olarak, hastanın tam bir iyileşme sağlayamadığı bir üst solunum yolu enfeksiyonunu takip ediyor. Ana emare derin kas yorgunluğudur ancak zayıf hafıza, konsantrasyon eksikliği ve uyku bozukluğu da ortak özellikleridir.

Covid-19 hakkında



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir