Bay ve Bayanlar ile Güzel Sohbet
Sitesi


İnsanlar arkadaş bulma sitelerine üye olduktan sonra ülke, yaş ya da kültür fark etmeksizin farklı insanlarla sohbet ediyor, tanışıyor ve arkadaşlık ilişkileri kuruyor. Bu durum insanların yeni bir şeyler öğrenmesini ve yeni kültürler görerek kendisini geliştirmesini de sağlıyor. Bu durumda insanlar arkadaş bulma sitelerini oldukça yoğun bir şekilde kullanıyor. Bu durum insanların günlük hayattan ne kadar sıkıldığının da bir göstergesi olarak görülebilir.

Yetişkin insanlar ile Mobil Sohbet
Odaları Tek Adresi


İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte hayatımızda giren akıllı cep telefonları gündelik yaşamımızda bir çoğu kolaylığı bizlere sunmuştur. Bunun yanı sıra arkadaşlıklar kurabileceğimiz ve sohbet edebileceğimiz mobil sohbet sitelerine kolayca bağlanabilmemizi sağlamaktadır.

En Güzek Kısa Aşk Sözleri



EN GÜZEL KISA AŞK SÖZLERİ MESAJLARI

Canımın içi sen hangi şiirden kaçıp geldin yüreğimin orta yerine.

Sensiz geçen günlerimin kazası yok sevgilim.
Seni düşünürken içim geçmiş, severken de ömrüm.

Vallahi billahi intiharın sen seve seve edilen.
Konu ne zaman senden açılsa kapatmaya kıyamıyorum.

Sen en güzel şiirlerin bile kuramadığı kafiyesini.
Sen benim ilk şiirim, ilk kavgam, sen benim 17 yaşım sın.

Ölümü boş ver, kefenim sen kokacak mı onu so şekilde?
En çağdaş alışkanlıktır ölmek ben seni doğasıysa seviyorum.

Derdimin dermanı sensin. Bana bir duanın amini gerek.

Sevdim. Çünkü bir tek ona sarılınca yuva benzer biçimde kokuyordu içim.

Sen bana tanrı’ın emanetisin. Seni sevmek aşktır bana.
Sensin, kalbim değildir. Bu şekilde göğsüme vuran… Sabahattin Ali

Yar, bütün şiirlerime sebep ettim seni, hakkını helal et!
Sen olmayınca buralar buz benzer biçimde. Sensizlik bir iklim adı şimdilerde…

Sen aklım ve kalbim arasında kalan en güzel çaresizliğimin.
Sen benim gökyüzüne gönderdiğim duamın yeryüzündeki cevabısın.

Şurama batan, şurama batana özlem demeselerdi bıçak derdim.
Ad koyunca büyüsü bozulur diye, isimsiz, izinsiz, içimden seviyorum seni.

O kadar güzel gülüyor ki tamam diyorum bu kadar yaşamış olduğum yeter.

Bigün bir yerde yeniden karşılaşırsak eğer, benimle yine tanış gene seveyim.

Tahir şeklinde sev örneğin, özür dilerim daha önce gelemediğim için de.
Aklımda işin yok! Durup durup aklıma gelme… Yanıma gel, mevzu kalbimde!

Sen benim görmek için, bakmaya gerek bile duymadığım ezberimsin.
Bir gülüyorsun bir gülüyorsun sen tamam diyorum dünya bitti kapatın gidelim.

Yeter ki diline dolanayım; istersen bir küfür, istersen bir şarkı vakasım.
Tüm şairler sana mı aşıktı ki her okuduğum şiirde, dinlediğim ezgide sen vardın.

O senin neyin olur dediler. Uzaktan dedim uzaktan yandığım olur kendisi.
Ben utangaç bir kalbi taşırım geceden. Ben sana aşık olduğumu, ölsem söyleyemem…

kimi zaman aşk iki lafı bir araya getirememektir. Seni dersin… Tükenir nefesin.

Bana kimse sen gibi baktı mı bilmiyorum, fakat ben hiç kimseye sana bakmış olduğum şeklinde bakmadım.

Sensiz bigün daha akşam oldu. İçim el vermiyor. Hepimiz buna “gün” demeyelim.
Hep aklıma geliyorsun bak gördün mü senin de gidecek başka yerin yok. Özdemir Asaf

Eğer adına eşlik edecekse soyadım, tanrı için ahirete kadar senindir sol yanım.
Sen benim hiç bıkmadan saatlerce seyre daldığım, tövbe tutmayan en tutkulu sevdamın.

Denize ilk defa giren çocuk masumiyetiyle seviyorum seni. Boğulacakmışız gibi.
Ey canımın sahibi Yar! Sen benimle olduktan sonrasında kaybettiklerimin ne önemi var. Mevlana

Aşk ve yangın birini daima bitirir. Netice olarak ikisi de düştüğü yeri yakar.
Aşk tenini nefsetmek değil, ruhunu resmetmektir. Bedenini bedene değil, kalbi kalbe hapsetmektir.

Sen benim yıldız kayarken tuttuğum istek değil ezan okunurken ettiğim duamsın.

Dışarıya yağmur, yüreğime hasret, fikrime sen. Iyi mi yağıyorsunuz üçünüz birden bir bilsen.

Hangi ara seni bu kadar sevdim bilemedim. Gecemi aydınlatan, gündüzümü ışıtan yar.
Çok solcu gördüm ben bu hayatta fakat kimse senin benzer biçimde kalıcı devrim yapmadı “SOL” yanımda.

Sonunda aşk acısı olsa da sev, çok sev. Usul usul gir yüreğime, kalbim bağrım çatlasın!
İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.

Sen güldün ben bir yudum daha içtim çaydan. Yoksa nasıl açıklardım, içimdeki sıcaklığı.
Sana en muhtaç olduğum şu anda gel. Yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel. Ümit Yaşar Oğuzcan

İnsana imtihan için özlemek yeter, bir şehri, bir sesi, bir nefesi. İmtihan için bir sen yeter…
Gözümle görmüş olduğum değil, gönlümde kördüğümsün. Çözmeye niyetim yok, sen benim ömürlüğümsün.

Gene gece yine hüzün ve gene içimde sen… Ve gene biliyor musun? İçimde sen olunca hüzün de güzel.

Öyle uzaktan seyretme adına hayran olduğum yar. Buyur gel ömrüme, ömrüm, ömrün olsun. Mevlana

Acılarımı bile tatlandırıyor aşkın. Yıkıma terk edilmiş kalemin tüm hücrelerine sürülmüş iksir şeklindesin.
Bir kelimeye milyonlarca anlam yüklediğim felsefemin. Sen olmadığın süre anlam ifade etmeyen kalırım, gereksiz olurum.

Seninle her şeye varım ben, sen benim uğurlu yolumsun. Yıldızlara yürürüm senle, sen iste canım senin olsun.
Senden önce eksiktim… Şekersiz çay benzer biçimde… sonra sen geldin çayıma şeker, yüreğime ilaç oldun, sefalar getirdin. İyi ki geldin hep bende kal sevgilim…

Ağzımdan çıkacak söz olsan konuşmam, gözümden akacak yaş olsan ağlamam, kalbime hapsettim seni aslabir yere bırakmam…
Sen bazen en zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen yaşanacak hayatin cesaret verecek mutluluk doğrusu, sen bazen ve her zaman sevgimin tek nedeni.

Baharda toprağa düşen cemre gibi düştün yüreğime kırkikindi yağmurları şeklinde ıslattın düşlerimi o günden sonra hep kalbimde çiçek açtın ey sevgili.
Canımı kapına, yüreğimi ellerine, ruhumu bedenine, uykumu yatağına, öpücüklerimi dudağına göndereceğim! Ve yemin ederim seni ölünceye kadar seveceğim!

Puslu sabahlarda, kırağı tutan çiçek yapraklarında, bir idam mangası karşısında nefes bile almadan sevdim seni. Öyle sevdim ki ölecek kadar çok sevdim.

Adını gökyüzüne yazdım her sabah sende doğsun diye, yüreğini yüreğime yazdım canın yandığında benimle yansın diye, adını canım koydum sen öldüğünde bende öleyim diye.

Dün gece çoban yıldızı ile seni bekledik deniz kenarında sabaha dek. Denizin mavi sularında gözlerinin izi kalmış. Şafak söktü ben deniz kenarında kaldım yalnız sırılsıklam.
Aşk bir rüyadır. Kimi hakikaten yalnız hayallerinde yaşar. Kimi yaşarken gözleri ve yüreği ile görür. Bildiğin rüya işte, yaşarken yaşanmış olan mucize; gözü açık rüya görmektir seninle aşk…

Aşk seni koklamaktır. Senin kokunu alıp içime çektiğim, sonra sana kendimi verdiğim, her nefesin diyetidir. Seni koklamaya doyamayıp, vakitın durmasını istemektir.
Ya çok yanlış zamanda karşılaştık ya da hiç karşılaşmaması ihtiyaç duyulan iki insandık. Bizler neydik bilmiyorum. Sevgili desem değil aşık desem değil bildiğin rastlantıydık işte, ondan öteye gidemedik…

Dur ve dinle! Duyduğun her ayak sesi benim olabilir. Çalan her zilde benim parmağım kalmıştır. Perdeleri ardına kadar kapatma bir ihtimal karşı binanın çatısında sana el sallayan ben olabilirim.
Hasretim sana yar, seni sevmem bir kızılcık çiçeğinin baharına dönmesi gibidir. Senin bakışların ömrümü uzatan bir iksir… Ve ben sevgili, şimdiye kadar hiç kimsede hissetmediğim duyguları seninle yaşıyorum.

Hepimiz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken, başka şişelerden şarap olmuşuz, başka hayatlarda harap olmuşuz. Bizler seninle bir denizin iki aşık balığı iken, başka sularda yüzüp durmuşuz, başka kıyılara vurmuşuz.
Unuturum diye uyudum, yine seninle uyandım. Belli ki uyurken de sevdim seni.

Burası gönül demliği yar. Dile yakarma, çaya dem, yüreğe kıdem. Aşk’a vefalı olan gelsin.
Bir lades tutuşsak, nesine desen, sesine derim. Bilirsin yüzün aklımdadır hep, ben sesini özlerim.

Sarıl be! Öyle bir sarıl ki beklediğim her güne kırıldığım her ana değsin. Öyle bir sarıl ki tüm kırıklarımı toparlasın. Hatta öyle bir sarıl ki seviyorum diyenler sevgisinden utansın.
Karşıdan karşıya geçer şeklinde sev beni; önce bana, sonrasında bana, sonrasında yine bana bak.

Dünyadaki herkesin parmak izinin farklı olması, kimsenin sana benim benzer biçimde dokunamayacağının kanıtıdır.
Gerçek aşk şans oyunları şeklinde hayali bile mutlu ediyor insanı. Fakat tutturabilene aşk olsun.

Nedir senin gerçeğin. Aşk kime yakışır, vuslat kime? Canı seni çekene mi, senin için canından geçene mi?
Sen gidersen sesin gider, kokun gider, yüzün gider. Ay dolanır pusularda, tenim titrer ve gecem sonlanır.

Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya, yağmursan ıslanmaya, soğuksan donmaya geldim. Mevlana
Seni anlatabilsem seni. Yokluğun cehennemin öteki adıdır. Üşüyorum kapama gözlerini. Ahmet Arif

Şehrime gel sevgili. Yarın çık gel. Bırak her şeyi bir bekleyenim var de gel. Gel ki bu şehir adımlarınla anlamlansın. Gel ki bu şehir nefretim olmaktan çıksın. Gel ki nefes alayım. Gel. Nazım Hikmet

Canım benim bilir misin? Canım dediğimde içimden canım çıkıp sana koştuğunu duyarım hep. Ahmet Arif

Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye işte ben onlardan değilim. Ben sensiz de yaşarım ama seninle bir başka yaşarım. Nazım Hikmet
Bazı duyguları yazamazsın. Anlatamazsın. Çünkü tefsiri ancak his ile mümkündür. Bu nedenle yalnız yaşarsın.

Sana yerine getiremeyeceğim sözler veremem, fakat istersen hiç kullanılmamış tertemiz bir kalp verebilirim.
Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; Bense hep arkandan ağladım.

Kapına geldim. Ve ben, ben olmaktan vazgeçtim. Sen yeter ki “kim o” de. Kim olmamı istiyorsan, o olmaya geldim. Mevlana
bir ihtimal aslabir evrakta isimlerimiz yan yana gelmedi. Fakat gayri resmi birçok hayalde ben seninle aynı yastıkta yaşlandım.

O denli yakınsın ki seni ben sandım, sana o denli yakınım ki beni sen sandım. Sen mi benim ben mi sensin şaşırdım kaldım… Mevlana
Sizi hayallerinden vazgeçecek kadar seven bir kalp bulduysanız tanrı’tan yeni bir ömür isteyin. Çünkü bir ömür yetmez onu sevmeye.

Seni bana veren rabbime şükürler. Yaşanan senli her anıma şükürler. Göz görüp gönlüm severse sevgim için seni gören gözlerime teşekkürler.

Ağzımın tadı yoksa hasta gibiysem, boğazcaıma düğümleniyorsa lokmalar, buluttan rutubet kapıyorsam, inan hep güzel gözlerinin hasretindendir. almanya sohbet

Aşka uçarsan kanatların yanar. Aşka uçamazsan kanatların neye yarar? Aşka varınca kanadı kim arar? Aşkın açamadığı kapı, kanatlanıp uçamadığı yer mi var? Aşk, kanatlanıp uçmaktır ey yar!
Sen benim en doğru hatasım. Tövbesi olmayan günahımsın. Uzak duramadığım yasaklım, en açık ettiğim saklımsın. Sen başımdan giden aklım, severek çektiğim ahımsın.

İlla birini seveceksen tene değil cana değeceksin. İlla birini seveceksen, dışını değil içini seveceksin. Gördüğünü hepimiz sever. Ama sen görmediklerini seveceksin, sözde değil özde istiyorsan şayet; tene değil cana değeceksin. Hz. Mevlana
Seni özlemek, üşümek gibidir soğuk bir akşamüstü, yağmurun altında yürümek şeklinde sırılsıklam, titreye titreye. Sıcak bir yer bulup sığınmak istersin ya hani, öyle ihtiyacım var işte, yüreğine sığınıp, nefesinde ısınmaya.

yaşam karası sevdam var benim, tıpkı gökyüzündeki yıldızlar kadar güzel, bir o kadar da göz alıcı kirli insanlardan uzak tertemiz engin denizlere benzeyen gözlerini hapsettiğim damarlarımdan akıp giden nefesinle kalbime ulaştın, sen benim yaşayamadığım her şeysin sen cansın heyecansın.
Ah sevda bahçemin tutsak çiçeği… Ben seni oraya hapsettim. Seni hapsettim kırık bir aşk şarkısı eşliğinde. Hüzne buladım seni. Deniz meltemlerini okşayan saçlarını hapsettim kalbimin kıvrımlarına. Ordasın artık. Oradasın ve ne kadar olman gerekiyorsa.

Yağmurlu bir günde koşar sana gelirsem ıslak saçlarımı düzelt, başımı omuzuna yasla, ansızın dudaklarımı dudaklarıma değdir. Masum bir çocuk benzer biçimde konuşursam anla ki sana muhtacım; ver elini elime yalanda olsa bir defa seni seviyorum de…
Senin gözbebeklerin var ya, hanım hanım gülen, insan insan bakan gözbebeklerin. Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta. Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder. Bir açarsın ki mutluyum. Bir kaparsın her şey elimden gitmiş.

Sen benim bakışına özlem kalmış olduğum sesine özlemle bağlandığımsın. Özlemim, hasretim, bakmaya doyamadığımsın. Bahtıma doğmuşımsın. Olmazsa olmazımsın. Nefretim, öfkem, kinim, sevincim, umudum, düşüm, rüyam, hayalim fakat maksimum ağlatan, en çok kanatansın… Sen tarifi imkânsızımsın.

Aşk çare midir yalnızlığa? Yoksa tutsak mı eder yüreğine? Ya da uçurur mu kafesindeki çırpınan kuşu, özgür bırakır mı? Aşk nedir sahi? Aşk sevmektir sevginin de doz aşımı yoktur. Korkmayın doya doya sevin sarmalayın sevdiğinizi…

Ey sevgili; heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel. Refah bulacağın kıyılarım senindir. Umutların solar kurur da su bulamazsan birlikte sulayalım, gözyaşlarım senindir. Kanadın kırılır da maviye uçamazsan, ne güne duruyor al, kanatlarım senindir. Çaresiz çilelere bir ümit bulamazsan, kendime ettiğim dualarım senindir. Mevlana
aslına bakarsak aşkı yağmura benzetmek lazım. Göğüne bir türlü dönmeyi düşünemeyen yağmura…

Kalemi icat edene saygım sonsuz ama senin sıcacık yüreğin olmasaydı bu kalem kâğıda dokunamazdı.
Aşktan yana yaşadıklarımı bilseydin eğer, halen sevebiliyor oluşuma aşık olurdun… Elif Şafak

Evet ağlamaklı oluyorum demdir bu. Hani kurşun sıksan geçmez geceden. Ve zehir zıkkım cigaram. Gel artık.
Ben yürürüm yane yane, aşk boyadı beni kane, ne akilem ne divane, gel gör beni aşk neyledi.

Ya tam açacaksın yüreğini, veya hiç yeltenmeyeceksin! Grisi yoktur aşkın; ya siyahi, ya beyazı seçeceksin.
Git diyorsun da, olmuyor işte git demekle. Ben de sana sev diyorum mesela. Sevebiliyor musun?

Kaybetmekten asla korkmadığım son imtihanıma yüreğinin dersliğinde giriyorum. Öğrenci benim, öğretmen sensin.

Yüreğini yasla bana sevgili, bir ömür birbirimize yük olalım.

Fizikte bir teoriye gore bazı sesler kalp atışınızın hızlanmasına niçin olabilir. Benim için bu ses senin sesin.
Okyanusla, gökyüzü gibiydik hepimiz seninle. İkimizde maviydik, birlikte gibiydik. Aslında hiç birleşmemiştik…

İkimizin hayali de aynıysa ortak bir yerde buluşmanın vakitı gelmiş demektir. Mesela sen ve ben aynı hayatta?
Şimdi o kadar zor ki geri dönmek, seni unutup başkasını sevmek fakat bir şeyi anlamış oldum çok zormuş sevilmeden sevmek.

Gözlerin gözlerime değdiği anda anladım sol yanım olacağını. Dünya durdu sanki ve tek duyduğum ses; kalp atışımdı.
Kim bilir mevzuşuyordur gözlerin. Fakat ben gözce bilmiyorum ki. Sessiz bir şekilde biliyorum, usulca biliyorum, masumca biliyorum.

Aşk kimi zaman o elini ilk tuttuğundaki ısı, gözlerine ilk baktığındaki o ışık ve tenine ilk yaklaştığındaki o tutkudur.
Gördüğünü herkes sever, sen onda görmediğini bulacaksın. Eğer gerçek aşk istiyorsan; Ten’e değil, kalbe dokunacaksın.

Aşk; tam anlamıyla seni gördüğüm anda veya sesini duyduğumda kalp atışımın sanki yanımdan atlılar geçiyormuş gibi atmasıydı…

yakarış gibisin bana. Ne zaman seni ansam, bir huzurun içine düşüyorum.

İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni!
Aşk nasip işidir hesap işi değil! Aşk adayıştır arayış değil! Sen adanmışsan ve yanmışsan bu uğurda aşk seni bulmaya gelir. Mevlana

Sana hasret yaşamış olduğum her bir saniyenin kıymetini bilirim. Çünkü sana kavuştuğumda çektiğim hasreti mukaddes icra eden geçmişin izleri olacaktır.
Öyle bir seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle bile aldatmayacak. Can Yücel

Aşk, koskoca dünya nüfusunu aniden bir tek iki kişiye düşürmeye yarar. Nüfus sayımına gerek kalmamıştır; çünkü aşk aslabir zaman yerinde saymaz.
Birinin gözlerine bakmak, onun rüyalarına girmeyi göze almak demektir. Sevmeye kabiliyetin yoksa o gözlere bakmayacaksın.

Seni bulmaktan çok aramak isterim! Seni sevmeden önce idrak etmek isterim! Seni bir ömür boyu bitirmek değil de sana hep yine adım atmak isterim…
Sen mi? Alırım bir ömür.

Aşk senin gülüşünde saklı…

Ben seni ne ara bu kadar çok sevdim.
Seni kokundan öpüyorum.

Öptüm geceyi aydınlatan gözlerinden.
Sen özlenecek en güzel şeysin.

Bana yüzünü dönme gece oluyor sanıyorum.
Yalansan gerçek dışıı severim elimde değil.

Kendime gelemiyorum, sana gelsem olur mu?
Sevmek bir renkse, gel gökkuşağım ol.

Yanlış olduğunu bile bile yürümüş olduğum yolsun sen.

Yanağında açan güle âşık oldu bu can.

Aklım mı? O yüzsüz bir misafir. Hep sende kalıyor.
Bir umutla beklediğim en güzel yarınsın.

Sen bile bilemezsin gülüşün ben de kaç bahar eder.
Senin gülüşün ilkbaharda daha renkliydi.

Geleydin bir çay içimi, sen çay dökerdin, ben içimi.
Yar yar gözlerine baktığım sensin.

Kalbim ki kendisine kefilim. Adınla uyandı bu sabah.
Yanıma gelmediğinde rüyalarıma beklerim.

Gittin… Ve solumda kaldın ve soluğumda ve sonumda.

Kısa Aşk Mesajları hakkında

almanya sohbet



1 Yorum

  1. oğuzhan

    15 Ocak 2021 at 13:58

    Ne saçları sarıydı ne de adı mihribandı…:(((

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir